Yazılar

Makale; Kehf Sûresi Bağlamında Genç Olmak!

Hani o gençler mağaraya sığınmışlardı da, “Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumdan bize kurtuluş ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır”demişlerdi… Biz sana onların haberlerini gerçek olarak anlatıyoruz: Şüphesiz onlar Rablerine inanmış birkaç genç yiğitti. Biz de onların hidayetlerini artırmıştık. (Kehf Suresi 10 ve 13. Ayet)

Rabbimiz mağaraya saklanan yiğitleri bize anlatırken onlardan “gençler” diye bahsediyor. Bu gençler ne yaptılar da Allah’ın övgüsüne mazhar oldular? Bu gençler ne yaptılar da kıyamete kadar hayırla yâd ediliyorlar? Bu gençler yaşadıkları çağda ifsad edilmiş toplumun başındakilere “hakkı” söylemişlerdi. Çağımızda böyle gençler var mı? Gençleri kim eğitiyor? Gençleri eğitenleri kim eğitiyor? Bu sorular, üzerinde derin derin düşünmemiz gereken sorulardır. Bugün ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde on yedi milyon yavrumuz var. Bu yavrularımız sabahın erken saatlerinde yollara düşüyor. Fabrikada çalışan işçiler gibi her gün okula gidip geliyorlar. Zaten ülkemizde fabrika tarzı eğitim modeli uygulanıyor. Çocuklar dünyadan bîhaber, veliler dünyadan bîhaber, öğretmenler…

Gençler düşmüşler sosyal medyanın tuzağına uçuruma doğru gidiyorlar. Sosyal medyanın patronları ise çocuklarına cep telefonu ve bilgisayar kullanmayı yasaklıyorlar. Gençlerimiz 15-20 kelime ile günlerini geçiriyorlar. Okumuyorlar. Yazmıyorlar. İsteseler de zaten yazmayı beceremiyorlar. Çünkü kelime dağarcıkları sınırlı… Ömürleri sınavla geçiyor. TEOG, LGS, TYT, AYT, YKS, KPSS… Üç günlük dünyanın üç kuruşluk getirisi uğruna onlarca imtihanla boğuşup duruyorlar. Ancak büyük imtihandan haberleri yok! Bu onların suçu mu? Yoksa onlara dünyaya geliş gayelerini anlatmayan -zaten kendileri de bilmeyen- anne, baba ve eğitimcilerin suçu mu? Rabbimiz:  “Yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden kendinizi ve ailenizi koruyunuz.” emriyle ne demek istemiştir? Bu nasıl koruma! Evin babası aile fertlerinin olur olmaz fotoğraflarını çekip tüm dünya ile paylaşıyor. Sonra beğenenleri ve beğenmeyenleri takip ediyor. Evin babası bunu yaparsa evin kızı neler yapar… Maalesef şahid oluyoruz. Çocuklarımızın başına gelmeyen kalmıyor. Her türlü pisliğe bulaşıyorlar.

Rabbimiz “Ailene namazı emret ve bu emrine de sabırla devam et” buyuruyor. Baba namaz kılmıyor ki çoluk çocuğuna tavsiye etsin. Gıdalar bozulmasın diye tuzlanırlar. İşte çağımız tuzun bozulduğu bir çağ. Gençleri yetiştiren eğitimciler bozulmuş. Onun için de gençlerimiz çürüyüp gidiyorlar. Yavrularımıza hakkı öğretecek eğitimcilere ihtiyacımız var. Onlara sabrı öğretecek anne babalara ihtiyacımız var. Yoksa bu toplum ifsad olup gidiyor. Gemi battığı zaman iş işten geçmiş olacak.

Peki, hiç mi ihtimal yok? Bu kısır döngüden kurtulamayacak mıyız? Tabi ki var. Rabbimiz bu kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık buyuruyor. Eğer Kur’an’a teslimiyetçi bir bakış açısıyla sorarsak Allah’ın izniyle bize cevap verecektir. Samimi bir niyetle ne sorarsanız sorun size cevap verecektir. İster bireysel problemlerinizi, ister toplumsal problemlerinizi, ister evrensel problemlerinizi…

O zaman Yüce Kitabımıza şu soruyu soralım: Gençlerimizi nasıl yetiştirmeliyiz? Evet, gelin hep beraber bu sorunun cevabını araştıralım. Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sarılalım. Bizi dünyada da ahrette de kurtaracak Yüce Kitabımıza…

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

43  +    =  53

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu