Yazılar

Şiir: Ne Çok Şey Kaybettik Şu Hayatta -2-

Eskiden güzel komşuluk vardı.

Seslenirken bile “hu” komşu derdik.

Komşu komşunun külüne bile muhtaçtı.

Ne çok şey kaybettik!

 

Büyük büyük binalarda insanlık bitti.

Güzel komşular nereye taşındı bilen var mı?

Özledik be dostlar! Sevecen komşuluğu.

Ne çok şey kaybettik!

 

Evler güvenliydi çünkü! Çevremiz güzeldi.

Çocukları emanet edecek komşumuz vardı.

Şimdi kapılar çelik, yetmedi üç kilit taktırdık.

Ne çok şey kaybettik!

 

Koca hanımına hatun diye seslenirdi.

Hanım ise sevecen şekilde buyur bey derdi.

Evlilikleri bir yastıkta kocardı.

Ne çok şey kaybettik!

 

Şimdiki evlilikler anlık sevgiye döndü.

Evimizi eşyalarla boğduk, misafir gitti.

Elektrikle çalışan his, şartel atınca bitiverdi.

Ne çok şey kaybettik!

 

İnsanın en büyük hatası okumamasıydı!

Birileri onun yerine okudu, sonrada canına.

Kitabı anlamadan okuduk, duvara astık.

Ne çok şey kaybettik!

 

Batılı bizim yerimize okudu ve sömürdü.

Bizler yalan tarihi okuduk bozulduk.

Müslümanlar geri kaldı diye sızlanıp durduk.

Ne çok şey kaybettik!

 

Bir yandan dünyevi, bir yandan uhrevi yalanlara boğulduk.

Yaşantımızı yok yere kirlettik ve kirlendik.

Kirli ve yalan hayatın içinde amaçsız kaldık.

Ne çok şey kaybettik!

 

Hocalarımız fakir peygamber anlattı.

Müritlere de fakir hayatı tavsiye ettiler.

Kendileri ise lüks içinde yaşadılar.

Ne çok şey kaybettik!

 

Zengin olmak için dini kullandılar.

Biz kutsal adamlarız diye halkı kandırdılar.

Kendilerini öne çıkardılar, din ise payanda.

Ne çok şey kaybettik!

 

Söz verdik, sözümüzde durmadık yamulduk.

Güveni öyle kaybettik ki, ara ki bulabilesin?

Emaneti önemsemedik, biz de önemsenmez hale geldik.

Ne çok şey kaybettik!

 

Kavramlarımızın canına okuduk.

Kimin söylediğine bakmadan sahiplendik.

Sabır kavramını bile zillet olarak anladık.

Ne çok şey kaybettik!

 

Merhametli bir ümmettik, merhametsiz olduk.

Merhametten maraz doğar sözüyle kandırıldık.

Kendimiz marazlandık, farkında olmadık.

Ne çok şey kaybettik.

 

Düşünmeyen bir nesil olduk, bakışımız gitti.

Mideyi düşündük, yemekle kafayı bozduk.

Mide dolunca tembellik sardı sonra da uyku.

Ne çok şey kaybettik!

 

Sürekli zevkin peşine düştük kalkamadık.

Hayatı sürekli zevkle yaşamaya çalıştık.

Zevk alamadık, hayata anlamsız küstük.

Ne çok şey kaybettik.

 

Akıllı telefonla aklımız gitti, düşünmez olduk.

Elimizde makina, yöneten el bizim değil.

Aklımızı sanal aldı, sanaldan da yöneten.

Ne çok şey kaybettik!

 

İnsan insanın dostu olacakken kurdu olmuş.

Hep bana diye diye, biriktirdik cimrileştik.

Biriktirdikçe biriktirdik varisleri sevindirdik.

Ne çok şey kaybettik!

 

Çok malı olunca bereket yağıyor sandı.

Kazandığının içinde birçokların hakkı vardı.

Ölünce malı ona hiç bir fayda sağlamadı.

Ne çok şey kaybettik!

 

Yeşil örtüyü sevmezdi, şimdi üstünü örttü.

Ceplerini doldurmayı severdi, cepsiz kefen giydi.

Camiyi sevmezdi, şimdi ise en ön safta.

Ne çok şey kaybettik.

 

Soğuk yeri sevmezdi, mecburi soğukta kaldı.

Yıkanmayı çok severdi, şimdi başka ellerde.

Tahta tabuta uzaktan bakardı, şimdi içinde.

Ne çok şey kaybettik!

 

Servet biriktirdi infak etmedi, zarar etti.

Malı ile ebedi yaşayacağını zannetti.

Salih amel biriktirmedi, keşkelerle gitti.

Ne çok şey kaybettik!

 

Yatırımını dünyaya yaptı, ahireti istemedi.

Dengeyi sağlamadı ölümü sürekli erteledi.

Ama ölüm onu ertelemedi, vakti gelmişti.

Ne çok şey kaybettik!

 

Musallaya geldi, sessizce yatıyor.

Bilmem, yattığı yerden memnun mu?

Şimdi yakınları şahitlik edecek yaptıklarına.

Ne çok şey kaybettik!

 

Makam, rütbe, mevki yok, artık kişi olarak.

İmam arkasından hakların helâl edilmesini istiyor.

Şimdi yaptıklarıyla, yapmadıklarıyla baş başa.

Ne çok şey kaybettik.

 

Tahta tabutla yolculuk başladı, gideceği yere.

Sevenleri arkasında uğurlamaya gelmişler.

Emanet bedeni toprağa, ruhu Allahû âlem.

Ne çok şey kaybettik!

 

Emanet bedeni girmek istenmediği yerde.

Sevenleri kürekle toprak atma yarışında.

Sanki duyacakmış gibi İmam telkin okur, açıktan tebliğ eder ölüye.

Ne çok şey kaybettik!

 

Asıl yaşayan ölülere tebliğ yapılacaktı.

Diriler ölülerin gözlerini kapatıyorlar.

Ölüler dirilerin bir türlü gözlerini açamıyorlar

Ne çok şey kaybettik!

 

“Ah keşke” Allah’tan geldiğimizi unutmazsak.

Bu dünyada sonsuz yaşamayacağız.

Ölüm olan bir hayatta, ölümlü misafiriz.

Ne çok şey kaybettik!

 

Bir metre çukur veya iki metre. Uzunluk olan yerdeyiz.

Yakınlarımız biraz yas tutup unutacaklar.

Şimdi tek başına amellerimizle baş başayız.

Ne çok şey kaybettik!

 

Mezarın mermer yapılacak haberin var mı?

Mermere de adın kazınacak, bir de Fatiha…

Fatiha ile doğru yola gelmemişsen, mezar taşında yazsa ne olur, yazmasa ne?

Ne çok şey kaybettik!

 

Senin yanına mezarlık satın alınacak.

Zenginlerse aile sayısı kadar mezar alınacak.

Bilmiyorlar ki bunlar ölü yatırımdır.

Ne çok şey kaybettik!

 

Amel defteri soldan verildiği zaman!..

Ahirete kişi yakınlarından kaçar!..

Herkesin kendine yetecek derdi var zaten!.

O zaman insan ne çok şey kaybettiğini anlayacak!..

Ama ne fayda!…

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu