Yazılar

Bayram Dedikleri Gün, Yetim Kalan Bir Adalet… Çocuklar Kimin Emaneti? MAKALE – Burhan PERK

Bayram Dedikleri Gün, Yetim Kalan Bir Adalet… Çocuklar Kimin Emaneti?

Toprak hâlâ taze… Gözyaşı hâlâ sıcak… Ve bizden, takvimde işaretlenmiş bir günü “bayram” diye karşılamamız bekleniyor.

Hayır… Biz, beşeri sistemlerin isimlendirdiği günleri bayram olarak görmeyiz. Çünkü bayram, insanın değil; Rabbin tayin ettiği bir sevinçtir. Ölçüyü koyan Allah’tır (cc). O’nun ölçüsünün dışında kalan hiçbir gün, bize gerçek bir sevinç getiremez…

Hele ki çocuklar toprağa düşmüşken… Hele ki masumların kanı henüz kurumamışken… Hiçbir süslü cümle, hiçbir törensel gösteri bu hakikati örtemez…

Bugün yapılan şey hakkın yerine bâtıl bir temsiliyet koymaktır sadece…

Çocuklara bir günlüğüne koltuk verilmesi… Makamların sembolik olarak devredilmesi…

Bunlar çözüm değil; bir oyalama, bir aldatmadır. O koltuğa bir gün oturan çocuk, ertesi gün nasıl bir hayata dönüyor?

Anlamını kaybetmiş bir eğitim sistemine mi? Kimliğini bulamayan bir topluma mı? Rabbinden kopuk bir hayatın içine mi?

Eğer cevap “evet” ise ki öyle, yapılan her şey sadece bir sahnedir. Gerçek hayat başka bir yerde, gerçek çöküş başka bir derinliktedir.

Bugün okulların önüne polis araçları diziliyor. Güvenlik önlemleri artırılıyor. Ama açık konuşalım… Her okulun kapısına bir polis koymak değil, 70 milyon, 80 milyon insanın her birine bir polis verseniz bile bu problem çözülmez. Çünkü mesele dışarıda değil. Mesele insanın içinde…

Asıl sorulması gereken soru başka… Bu şiddeti üreten zihin nerede yetişiyor?

Bir düşünelim… Bir kediye zarar veremeyecek, bir tavuğu kesmeye eli varmayan çocuklar… Nasıl oluyor da büyüdüklerinde bu kadar vahşileşebiliyor? Nasıl oluyor da başka canlara kıyabiliyor, hatta kendi canına kast edebiliyor?

Bu, fıtratın bozulduğunun açık göstergesidir. Bu, insanın özünden koparıldığının delilidir.

Eğer bir toplum, çocuklarına Allah’ı (cc) tanıtmıyorsa… Eğer hayatın merkezinden vahyi söküp atmışsa… Eğer eğitim, insanı sadece dünyaya hazırlıyor, ahireti yok sayıyorsa…

Ortaya çıkan şey “eğitimli insan” değil; yönünü kaybetmiş, içi boşaltılmış bir varlıktır…

“Onlar Allah’ı unuttular, Allah da onlara kendilerini unutturdu.” (59/Haşr-19) Bugün yaşanan tam olarak budur. İnsan kendini unuttu. Kim olduğunu, niçin yaşadığını, nereye gittiğini unuttu…

Ve unutulan her hak, yerini bir karanlığa bırakır. Biz bugünkü eğitim sistemini tasvip etmiyoruz. Çünkü bu sistem insan yetiştirmiyor. Bu sistem, sadece işlevsel, üretken ama anlamsız bireyler üretiyor.

Kalbi olmayan bilgi… Hedefi olmayan başarı… Sorumluluğu olmayan özgürlük…

İşte bugünkü felaketlerin zemini budur. Oysa gerçek eğitim insana Rabbini tanıtır. Ona sınırlarını öğretir. Kalbini inşa eder. Ona “emanet” bilinci kazandırır…

Tevhidi bilinç olmadan verilen her bilgi, insanı yükseltmez; daha tehlikeli hale getirir. Bugün çocukları korumak istiyorsak, onların etrafına duvarlar örmek yetmez. Kalplerini inşa etmek zorundayız. Vahiy ile buluşmamış bir nesil, eninde sonunda savrulur…

“Bu Kur’an, en doğru yola iletir.” (17/İsrâ-9) Ama biz o yolu çocuklara göstermiyoruz. Sonra da şaşırıyoruz… “Neden böyle oldu?” diye soruyoruz. Cevap açık, net, acı… Çünkü bu sistem onları vahiyden uzak büyüttü.

Bugün yapılması gereken, süslenmiş günleri kutlamak değil; yeniden hakka dönmektir. Çocuklara koltuk vermek değil; onlara istikamet vermektir.

Eğer bir gün gerçekten bayram olacaksa, o gün; Çocukların korkmadan yaşadığı, kalplerin imanla dolduğu, insanların Rabbine döndüğü gün olacaktır…

Bunun dışında kalan her şey bir isim, bir gösteri, bir aldanıştır…

(Burhan Perk)

KUR’AN’A NEBEVÎ DÂVET

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir




Enter Captcha Here :

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Başa dön tuşu