Genel

 Makale; İSLÂM ve BATIL DÜZENLER  (2)

İslâm insan haklarını en ince detayına kadar gözetir, kollar, hakları muhafaza eder, adaleti gözetir, haksızlık yapmaz, hududullah sınırını gözetir ve kötülük yollarını kapatır. İnsanın refah düzeyini yükseltir, karşılıklı ilişkilerde dengeyi gözetir.

Çocuğu, genci, erkeği, kadını, yaşlısının haklarını verir. Mağdur etmez.

Batıl düzenlerde ise insan hakları sınırsız gibi görünür ama sözde özgürlüğü var? Zina serbest, açıklık alabildiğince sosyal mekanlarda serbest, haya, terbiye, hak hukuk, nefsani duygulara bırakılmış. İçki, uyuşturucu, kumar serbest. Kural yok ve daha niceleri; buna da  insan hakları diyorlar!..

İslâm her döneme hitap eder, uzay çâğı, teknoloji çâğı diye ayırım yapmaz, mevcut şekili kullanıp insanlığın hayrına olacak işleri yapar.

Caydırıcı gücü kullanarak haram olduğu halde atom bombasını dahi yapar ama kullanmaz. Uçak, füze, roket, uzay araçları, teknolojik aygıtlar vs. Ve daha niceleri. İnsanı fesada, dalalete sürüklemez yok etmek ve nesli ifsad etmek için kullanmaz.

Kafir olsa dahi savaş etmiyorsa, onlara ihsanda bulunur. Misal: Uçak imal etti bombalayıp nesli ifsad etmez, kafire dahi hizmet etmek için kullanır.

Batıl düzenler ise ellerine güç geçti mi ekini nesli ifsad eder, uçak yapar kendi halkına hizmet eder ama? Müslüman halka çoluk çocuk, kadın demeden bomba ile demokrasi getirir? Kan ve gözyaşı hiç dinmez. Haram yiye yiye obezlikten geberir gider. Rabbim bu gibi zalimlere fırsat vermesin.

Teknolojiyi insanlığa hep zarar vermek için üretmişlerdir. Kendi çocuklarını dahi bu teknolojiden uzak tutarlar bu hainler!..

Şöyle bir tabir var, zalimler bomba atınca mustazaflar “kaçın demokrasi geliyor”

İslâm  ķısasta hayat var der, nesli ve canı korur. Diğer insanlara sirayet etmemesi için öldürülenin ailesine İslâmi devlet aracılık yaparak sorar!: maktulün öldürülmesi, diyet ödenmesi, veya bağışlanması bu üç seçeneği sunar. Karşı tarafın vicdan azabını kısmen de olsa dindirir. İslâmi devlet bunu yapmakla kan davasını önler ve toplumun refahı sağlanır.

Batıl düzenler ise öldürülen kişinin ailesine sormaz hapse atar orda bizlerin vergileri ile beslenir ıslah edilmeden biraz yattıktan sonra çıkar ve kan davası oluşur.

Öldürenin yanına kâr kalır, yine cinayet işlemeye devam eder.

İslâm manen ölü olan bedenleri diriltir ve onu sonsuz ahiret hayatına hazırlar. O bedeni İman nuru ile süsler ebedi cennet vatanına gitmesi için onu dünyada tebliğ ve yaşantısı ile ıslah eder. İslam’la tanışmayan manen ölü bedeni kafasını keserek öldürmez İslam’la onu diriltir.

Batıl düzenler ise parası malı mülkü olanları zevklenmesi için geçici zevkleri ona sunar. Helâl haram demeden kısa olan şu dünya hayatının her türlü helâl ve haram zevkleri tattırır: zina, uyuşturucu, sigara, alkol, faiz, kumar ve haksız kazanç vs… ile cehenneme gönderir.

[10:13, 30.9.2018] Hızır YILDIRIM: İslâm insanın fıtratına uygun olarak  onun güzelce yaşayacağı bir hayatı temin ederek; Ahiretteki sonsuz baba yurdu olan cennete götürmeyi ve ölümsüz, sıkıntısız, yorgunluk, stres, geçim sıkıntısı olmayan  daru-s Selâm a bekler. İnsan dünyaya  temiz fıtratlı olarak gelir, temiz olan Kur’an ve sünnet ile yaşadımı; Allah’ın razı olduğu bir kul  olur.

Kendine, meşrebine, cemaate, değil! Allah’a davet etmektir asıl olan.

Batıl düzenler ise geçici dünya hayatını sonsuz yaşayacak gibi gösterir. Ölümü çok uzak gösterir. Anı yaşamayı, zevk, cümbüş ve kahkaha ile ölümü unutturur. Sonrasını hiç düşündürmez. Kur’an’ı okuturda? Ölülere! Onuda anlamadan, anlamakta istemez

Daha olmadı; düşünmeden akletmeden bir lidere bağlatır nereye götürdüğünü bilmeden körü körüne elinden tutturur. Artık rahattır; dünyada da istediği gibi yaşamasına izin vardır.

İslâm dünya hayatını nasıl yaşayacağını ve dünyanın imtihan yeri olduğunu hatırlatır.  İslâm’ın müntesipleri olan Müslümanlar kendinde olanını kardeşine de ister. Komşusuna, yakınına, uzağına, yolda kalmışa, aç ve açıkta olana dinine, ırkına bakmaksızın yardım eder, onu yalnız bırakmaz. İslâm lokanta ve otel olayına doğru bakmaz çünkü! : aç ve açıkta olan, kalacak yeri olmayana karşılık beklemeksizin yardımda bulunur.

Batıl düzenler ise kendisine ve çevresine menfaati olmadan karşılıksız yardım bile yapmaz aç olana kalacak yeri olmayana parası yoksa bakmaz.

Batılı ülkelerde sokaklar ve köprü altları doludur.

İnsan değeri para ile ölçülür.

Dünyadaki zenginler sadece israfı bırakıp yardım etseler aç ve açıkta kimse kalmaz.

Kaşif diye bildiğimiz kristof kolomb amerika kıtasına çıktığı zaman oranın yerlileri karşılar. “Kızılderili reisi güzel karşılama ile onlara: kıtamız büyük, topraklarımız verimli size de bize de yeter.” Zalim kristof kolomb “bunlar iyi insanlar bunlardan iyi köleler olur.” der. İşte batılıların insana bakış açısı budur…

Allah dünyada kimseye ayrıcalık yapmaz, kim neyi hak ediyorsa ona onu verir. Kendisini inkâr eden insanı dahi çalışmasına karşılık dünyada rızık verir; Ahirette ise yalnız mü’minlere verir. Allah’ın âdâleti dünyada tecelli etseydi kâfir kâfirliğini, zalim ise zalimliğini yapamazdı. Allah’ın âdâleti zerre kadar şaşmaz. Kendisine iman edip salih amel işleyenleri mükafatlandıracaktır.

Înkâr edip zalimlik yapanlar ise yaptıklarının cezasını çekeceklerdir.

Batıl düzenler ise âdâleti kendi menfaatlerine dokunmayacak şekilde dizayn etmişlerdir. Kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. “Derki: ya bendensiniz yada düşmandan” ortası yok. İnsanın sonsuz mutluluğu olan Ahiretini engeller, daima cehenneme götürmeyi ön görür. Maalesef ki! Müntesipleri ise itiraz dahi etmez. Çünkü onu hapisle, açlıkla tehdit eder. Kişide dünya hapishanesini cehenneme tercih eder.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

9  +  1  =  

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu