Yazılar

BİR GÜNE SIĞMAYAN DEĞERLER – Makale – Burhan PERK

BİR GÜNE SIĞMAYAN DEĞERLER

Bugün Babalar Günüymüş…

Yarın başka bir gün olacak.

Bir gün Anneler Günü, bir gün Öğretmenler Günü, bir gün İşçiler Günü…

Bir dönem de Kutlu Doğum Haftası…

Peki sonra?

Modern dünyanın ürettiği bu özel günler, çoğu zaman vicdanları kısa süreli rahatlatan hatırlatmalara dönüşüyor. Bir gün hatırlayıp ertesi gün unutmak, bir gün değer verip yılın geri kalanında ilgisiz kalmak artık sıradan bir alışkanlık hâline gelmiş durumda.

Oysa insanın sorumluluğu takvim yapraklarına sığmaz.

Bugün geçici olarak egemen olan düzenler, birçok değeri ticarileştirmiştir. Anneler Günü, Babalar Günü, Sevgililer Günü ve benzeri günler; vefanın, merhametin ve sorumluluğun konuşulduğu zamanlar olmaktan çıkmış, tüketimin canlandırıldığı dönemlere dönüşmüştür. Reklamlar insanlara ne satın almaları gerektiğini sürekli hatırlatırken, nasıl bir evlat, nasıl bir anne-baba, nasıl bir insan olunması gerektiğini hatırlatan sesler ya çok cılız kalmakta ya da tamamen susturulmaktadır.

İnsanlara sevgiyi hediyelerle, vefayı kampanyalarla, değeri ise harcanan parayla ölçmeyi öğreten bir anlayış hâkim kılınmıştır. Böylece duygular bile piyasanın malzemesine dönüştürülmüştür.

Oysa sevgi satın alınmaz; yaşanır.

Bir babayı yılda bir gün hatırlayıp kalan günlerde ihmal ediyorsak bunun adına vefa denebilir mi?

Bir anneyi özel günlerde ziyaret edip diğer zamanlarda yalnız bırakıyorsak evlatlık görevimizi yerine getirmiş olur muyuz?

Bir öğretmenin emeğini bir gün konuşup sonra unutuyorsak minnetten söz edebilir miyiz?

İşçinin hakkını yalnızca İşçiler Günü’nde gündeme getirip yılın geri kalanında emeğini görmezden geliyorsak adalet iddiamız ne kadar samimidir?

Peki Resulullah’ı (sav) belirli günlerde anıp ardından sünnetini hayatın dışına itiyorsak, gerçekten O’nu hatırlamış sayılır mıyız?

Allah (cc), anne ve babaya iyiliği kulluğun hemen ardından zikretmiştir. (17/İsrâ-23) Resulullah (sav), işçinin ücretinin teri kurumadan verilmesini emretmiştir. Büyükleri saymayı, küçüklere merhamet etmeyi, komşuyu gözetmeyi ve hak sahiplerinin hukukunu korumayı belli günlere değil, hayatın tamamına yaymıştır.

Kutlu Doğum Haftası vesilesiyle Peygamberimizi anmak görünürde güzeldir. Ancak Resulullah (sav), yılda bir kez hatırlanacak bir şahsiyet değildir. O’nun sevgisi de sünneti de hayatın her gününe taşınmalıdır. Çünkü bağlılık, programlarla değil; izinden yürümekle ispat edilir.

Bugün toplumların yaşadığı en büyük kırılmalardan biri, sorumlulukların özel günlere hapsedilmiş olmasıdır. Bir gün çiçek verip yıl boyunca gönül kırmak, bir gün güzel söz söyleyip sonra ilgisiz kalmak ne vicdana ne de ahlaka sığar.

Müslüman için anneye hürmetin günü olmaz.

Babaya vefanın günü olmaz.

Hocaya minnetin günü olmaz.

Emekçinin hakkını gözetmenin günü olmaz.

Komşuyu hatırlamanın günü olmaz.

Akrabayı ziyaret etmenin günü olmaz.

Resulullah’ı (sav) sevmenin ve sünnetine sarılmanın günü olmaz.

Çünkü sorumluluklar takvimlere değil, kalplere yazılmıştır.

Asıl mesele bir günü kutlamak değil, ertesi gün de aynı hassasiyeti sürdürebilmektir. Erdem; insanların hatırlattığı zamanlarda değil, kimsenin görmediği zamanlarda da hakkı gözetebilmektir. İhlas; kalabalıkların önünde değil, yalnızken de doğru kalabilmektir.

Gerçek vefa, yılda bir kez yapılan sembolik gösterilerde değil; anneye, babaya, öğretmene, emekçiye ve bütün hak sahiplerine her gün hakkını teslim edebilmektedir.

Resulullah’a (sav) bağlılık da O’nu belirli günlerde anmakla değil, sünnetini hayatın merkezine yerleştirmekle ortaya çıkar.

Dinimiz İslam’ın çağrısı, bir güne sıkıştırılmış duygulara değil; bir ömre yayılan sorumluluklaradır.

Çünkü hak, hatırlama günleri değil; kulluk şuuru ister.

Ve kulluk, yılda bir gün değil, son nefese kadar sürer…

Burhan Perk
KUR’AN’A NEBEVÎ DÂVET

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir




Enter Captcha Here :

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Başa dön tuşu