*Konuşsak (Yazsak) Duyan (Okuyan) Yok, Sussak (Yazmasak) İçimiz Yanıyor… Ama Rabbimiz (cc) ‘Oku, Yaz, Kalk!’ Diyor…* MAKALE – Burhan PERK
*Konuşsak (Yazsak) Duyan (Okuyan) Yok, Sussak (Yazmasak) İçimiz Yanıyor… Ama Rabbimiz (cc) ‘Oku, Yaz, Kalk!’ Diyor…*
Bazen söz kifayetsiz kalır. Dil konuşur, kalp susar. Susarsın; için bağırır. Yazarsın; gözler üzerinden kayar gider. Anlaşılmak değil, anlaşılmak istenmemek yoruyor insanı. İşte tam orada durmak gerekir. Gürültüyü bırakıp hakikatin sesine dönmek…
İlk hitap “Oku!” idi. Sadece harfleri değil; kendini, hayatı, imtihanı… (96/Alak-1)
Sonra “Kalem” geldi. Yaz ki iz kalsın; hakikat unutulmasın… (68/Kalem-1)
Geceye çağrıldın… Herkes uyurken secdede diril diye… (73/Müzzemmil-1,2)
Ve ardından… Kalk, uyar, hakikati haykır… (74/Müddessir-1,2)
Kul yorulur, kalp daralır. Tam o anda Duha suresi iner kalbe: “Rabbin seni terk etmedi…” (93/Duha-3)
Ardından Fatiha suresi ile yön çizilir: “Sadece Sana kulluk eder, sadece Senden yardım isteriz…” (1/Fatiha-5)
Demek ki ara vermek yok… Sessizlik bir kaçış değil; yeniden toparlanıştır…
Yazı okunmasa da yazılır, çünkü Allah (cc) görür…
Söz dinlenmese de söylenir, çünkü melekler şahittir…
Oku, yaz, gece diril, gündüz uyar… Ve asla unutma… Anlaşılmak değil, Allah’a (cc) kul olmak esastır…
KUR’AN’A NEBEVÎ DÂVET



