Etkinlik_News-Detail

Hüseyin Alan’dan Özgün Bir Siyer Çalışması: SİYERİN GÖLGESİNDE

Siyer konusunda titiz çalışmalarıyla bilinen Hüseyin ALAN’ınHz. Peygamber Öncesi Mekke ve Arabistan – Siyerin Gölgesinde 1 adlı kitabı Beyan Yayınları aracılığıyla okuyucularıyla buluşuyor. SİYERİN GÖLGESİNDE Peygamberimizin yaşadığı çağ ile günümüz arasında irtibat kurabilme noktasında ciddi bir katkı sağlayacağı kanısındayız.

Niçin yeni bir siyer yazma ihtiyacı hissettiniz?

Siyerin gölgesinde kitabımız, bir siyer olmaktan daha çok siyer felsefesi bağlamında anlaşılmalı. Bu nedenle sosyal, siyasi, ekonomik ve kültürel anlamda peygamberlik öncesi cahili toplumun tahlili yapılmaktadır. Dolayısıyla cahiliye kavramının içeriği günümüz diline tercüme edilirken, bu günkü toplumsal yapıların neden cahili toplum olarak nitelenmesi gereği anlatılmaya çalışılmaktadır.

Risalet öncesi Mekke ve Arap yarımadasının özellikleri olarak neleri tespit ettiniz?

O günkü cahiliye toplumu, bugün bilinen özellikleriyle okuma yazama bilmeyen, kan davası ve intikam peşinde koşan, ganimet için sürekli savaşan, kadınları aşağılayan ve siyasi olarak “aşiret” toplumu özellikleri gösteren bir toplumdur. Bilgisiz, görgüsüz, kaba insanlar. Hatta fiziki üstünlüğün ve sayısal çokluğun geçerli olduğu “barbar” bir toplum… Oysa gerçekte böyle bir toplum yok orada. Onlar, uluslararası ticaret yapan, büyük servetlere sahip, kültürel ve sosyal açıdan hayli gelişmiş, çevresinde hem dini hem de ticari merkez olarak öne çıkmış bir toplum. Hicaz yarımadasında belirleyici, lider bir toplum… Kendi içinde yönetim biçimi olarak seçimli meclis yapısına sahip, sorun çözme ve karar almada herkesin tanıyıp razı geldiği hukuki kuralları olan siyasi sistemleri var. Sosyal yapıları, riskini bildikleri, uzun dönemler boyunca uyguladıkları “atalar” yoluna dayalı. Okuma yazma ve kültürel özellikleri konusu, toplumsal özellikleri ve uluslararası ilişkileriyle bağlantılı olarak hayli gelişmiş durumdadır.

O toplum, normal şartlarda günümüz toplumlarıyla çok benzerlikler göstermektedir. Şehirli, medeni, hukuki düzenleriyle meşru yönetimi ve kurumsal sistemi olan bir gelişmiş bir toplum. Onları cahili kılan özellikleri, bu yapılarından dolayı değildir.

Peki onları cahiliye dönemi kılan özellikleri nelerdir?

Kuran, o toplumu cahili toplum olarak nitelerken onların sosyal yapısını, gelişmişliğini ve zenginliğini ön plana çıkarmıyor. Bu açıdan günümüz toplumları da benzerlik göstermektedir. Bu durumda onların cahiliye toplumu olması, inzal edilmiş vahyi, vahye dayalı bilgiyi reddetmiş olmalarındandır. Vahyi hakikatten şüphe duyan, zanlarını hakikatin bilgisi sayan özellikleridir. Yani toplumsal yapılarının meşruiyetini vahiyden değil atalarının yolundan ve geleneklerinden almış olmalarıdır. Bu ölçüyle baktığımızda günümüz toplumlarının ve devletlerinin tümü de cahili olmaktadır.

Kitabınızın geleneksel siyer kitaplarından farkı nedir?

Geleneksel siyerlerimiz bizim veri tabanımızdır. Onların özelliği, zayıf-güçlü rivayetleri ayırmadan yazmış olmaktır. Modern siyerlerin ortak özelliğiyse geleneksel rivayetleri eleştirmekten ibaret gözüküyor. Her ikisinin ortak özelliğiyse, içinde yaşadıkları siyasi etkinin, iktidar ilişkilerinin ve toplumsal kültür atmosferinin etkisi altında kalmış olmalarıdır. İşte bu özellik, doğru ve sahih bir peygamber anlayışının önündeki en önemli sorundur. Bu insani bir zaaf olarak hepimizi etkileyen bir şey… Bizim sivil birisi olarak bu şartlardan en az etkilendiğimiz söylenebilir. Bu da bizim kitabımızın farkı olarak görülebilir.

Bu kitabın devamı olarak hangi konuları işleyeceksiniz?

Allah izin verirse siyeri üç cilt olarak tamamlamayı düşünüyoruz. İkinci ve üçüncü ciltler bu kitabın devamı olarak yazılacaktır. İkinci ciltte Mekke dönemini, üçüncü ciltte ise Medine dönemini işlemeyi düşünüyoruz. Bu kitaplarda önemli olarak, peygamberi doğru tanımanın yöntemini açığa çıkartmayı hedefliyoruz. Bunun yoluysa, peygamberin yaşadığı toplumu doğru tanımakla bağlantılıdır. Bu günkü siyerlerde bu hususa yeterince değinilmediği söylenemez. İnşallah bu eserlerle büyük bir eksikliğin giderileceğini ümit ediyoruz. Becerebildikse, hayırlı bir hizmet bırakabildikse ne mutlu…

Mehmet Yılmaz/Vakit

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu