Yayınlarımız

Makale: İnsanlığın Üç Düşmanı!

Dünyaya gönderilen insan ahiretteki sonsuz hayat cenneti kazanabilmesi için dünya hayatında üç düşmanla mücadele etmek zorunda.

Bunlardan biri nefis insandaki ve fücur (kötülük) duyguları, Cinlerden olan şeytan ve insan şeytanlar. Bunlar insanın cennete gidişine engellerdir.

İnsan bu üçlüyle mücadele etmek zorunda. Ne zamana kadar dersek, ölüm gelinceye kadar, yani son nefesi verene kadar.

“Nefsimi temize çıkarmıyorum. Çünkü nefis aşırı şekilde kötülüğü emreder; Rabbim acıyıp korumuş başka. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayan, pek esirgeyendir.” (Yusuf, 53)

“Nefse ve ona birtakım kabiliyetler verene, Sonra da ona iyilik ve kötülükleri ilham edene yemin ederim ki, Nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiştir, Onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.” (Şems, 7, 8, 9, 10)

İnsanın imtihan serüveni dünya hayatında devam edecek ve yapıp yapmadıklarıyla sonsuz yurt ahirete göçecek. Nefis kötülük emreder, tembellik ve kendi hayrına olmayan şeyleri yapmayı emreder. Dizginlenmeyen nefs, seni nereye sürükleyeceği belli olmaz. İnsanın fıtratı devreye girip kitaptan beslenen; nefsini dizginler ve terbiye eder. İşte insan nefsinin vahşi ata benzemesi ve onu terbiye etmesine benzer. İpleri senin elinde olduğu müddetçe terbiye etmen mümkündür.

Nefsin terbiyesi demek; aşırı istek ve arzularına dur demek, Allah’a kulluğu esas almak, ölüm gelinceye kadar kulluk, vasat yani (dengeli) yolu izlemektir. Aşırıya kaçmadan kullukta, ibadette, yeme içmede, giyimde velhasıl israftan uzak, itidalli yolu tercih nefsin isteklerinden değildir.

O zaman akıl nimetini devreye sokmalı insan, Kur’an’ın onayladığı akıl nimeti. Mücadele hiçte kolay değil insan için; çünkü iyilik ve kötülük ilham edilmiştir insana.

Haram yiyecek ve içeceklerden uzak durmak insanın temiz fıtratındandır. “Ama maalesef ki! insanların çoğu bu haramlara meyleder.”

İnsan içkinin, sigaranın ve uyuşturucu maddenin zararlı olduğunu bilir, yine de içer.

Hırsızlık ve rüşvet yanlış olduğunu bilir ama yapar. Faizin ve haksız kazancın doğru olmadığı halde yine de almaya ve yapmaya devam eder. Zinanın fuhşun cazibesine kapılır, pişman olur ama devam eder. Elbet tevbe edip kendisini düzeltenler hep kazanmışlardır. Devam edenler ise ziyan etmişlerdir. Günah insanının tevbe etmesine vesile olan ameldir. Sürekli olan günahlar insanı felakete sürükler ve ölüm anı ve sonrası pişmanlıktır. Son pişmanlığın fayda vermeyeceği gibi.

Aslında cehenneme gitmek zordur. Yukarıda bahsettiğim gibi haram ve günahlar insan fıtratına aykırıdır. Vücut, akıl, kalp kabul etmez haramlar azdır helaller çok olduğu halde, yasak ağaçları arar insan. Sonrası? Sonrası ise hüsrandır insan için.

Nefsin kontrolü insanın kendi ellerinde olmalı. “Büyük balık yakaladınız mı hiç? Hızlı çekerseniz misinayı koparır balık. Arasıra sebest bırakacaksın ama ip senin elinde olacak bırak çek olacak ve yoracaksın sonunda elindedir balık. Nefis terbiyesi ve çocuk terbiyesi bu mantıkla yapılırsa başarı kaçınılmaz olacaktır. Elbet başka metod da uygulanır. Yeter ki insan üretici olsun, tüketici olmasın, paylaşıcı olsun.

İnsan kendine düşman olur mu demeyin! Her yapılan ve de alışılan günahlar tevbe etmezse cehenneme götürür. İşte insan kendi nefsine zulmetmiş olur. Zamanla nefsini ilahlaştırır ve hakikate gözlerini kapar.

“Kendi nefsinin arzusunu kendisine ilâh edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?” (Furkan, 43)

“Onların ardından, namazı bırakan, şehvetlerine uyan bir nesil geldi. İşte bunlar azgınlıklarının karşılığını göreceklerdir.” (Meryem, 59)

Şimdide diğer düşman olan şeytanı tanıyalım:  Şeytan insanın imtihan dünyasındaki en önemli rakibi ve düşmanıdır. Görünen düşmana insan tedbir alır da!  görünmeyen düşmana nasıl tedbir alacak? İnsanlığın en çok kayıp yaşadığı ve imtihanı kaybettiği alan da tam burasıdır. Anket yapsak anket sorusu: şeytan apaçık düşmandır tedbirin var mı diye? Kaçta kaçı tedbir aldım der acaba? İnanın bir çok insan önemsemeyecek bile. İnsan hayatını devam ettirmek için bir çok tedbirler alır da bu apaçık düşman olan şeytana tedbir almaz.

“Şeytan sizin apaçık düşmanınızdır, öyleyse siz de onu düşman tanıyın. O kendi taraftarlarını, ancak cehennemliklerden olmaya çağırır.” (Fatır, 6)

Kim bu şeytan? Cin taifesinden olan ve zehirli ateşten yaratılan şeytan ırkçılık girdabına girmiş ve ben insandan üstünüm demiş, günahında ısrar etmiş ve cennetten kovulmuştur. Yani şeytan ırkçıların atasıdır. Halbuki Rabbimiz üstünlük takvadadır demiştir.

Şeytan Allah’ı inkar etmez hatta “sen benim yüce Rabbimsin der”. Şu insandan üstünüm der ve ondada ısrar eder. Rabbimizden müsaade almış olan şeytan insanların yeniden dirilecek güne kadar insanlara vesvese vererek hak yoldan saptırmak için izin almıştır. İnsan ve şeytanın mücadelesi kıyamet saatine kadar dünya hayatında devam edecek. Kim onun iğvalarına uyarsa, birlikte cehenneme gireceklerdir..

Karşımızda alelade düşman değil, bizi iyi tanıyan bir düşman var. Geçmişimizi biliyor, zaafımızı biliyor, yaptığımız kötü günahları hatırlatır, umutsuzluğa düşürür. Göremediğimiz yerden insana gelir. Sağından, solundan, alttan üsten, arkadan, kötülük düşündüğünde, malayani (boş)işlerde, harama meylederken, umutsuzluk aşılamada ve daha bir çok meselede gelir ve günahı süsler. İnsan günahı işler ve ona umutsuzluk aşılar. İnsan günaha alışır sonra “insana der ki uzak dur benden ben Alemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım der.

Şeytanın yaptırma gücü yok, vesveselerle insanı abluka altına alır. Her besmelesiz yapılan işe ortaktır. Halk arasına cin fikirli denir; aslında şeytan işidir. Her surette gelir insana veya insan şeytanlarını gönderir. Şeytan yapacağı işte sabırlıdır, dedim ya zaaflarımızı iyi biliyor.

En büyük filim arşivi şeytandadır. Filmi çevirir, çevirir izlettirir. Tv karşısına geçen insan masum şeyler izlemeye karar verir. Tv kumandası elindedir ama! Farkında olmadan kumanda şeytanın eline geçmiştir ve kumanda artık seni yönlendirir. Bu sosyal medya içinde geçerlidir.

Allah’ın razı olduğu hiçbir amelden hoşlanmaz. Onu yok etmeye uğraşır, başaramazsa bile sevabını azaltır. Aile işine en çok müdahale ettiği alandır. Basit sebepleri büyütür ve ailenin dağılması için mücadele eder. Veya aileye huzursuzluk aşılar. Karı kocasının arasına çok vesvese sokar, ana veya babasını evden “huzursuz ev”lere yollar, çocukları oyun ve boş şeylerle doldurur, ana babasına itaat ettirmez.

Velhasıl bir çok şeyler eklenir de eklenir.

Pekala mücadele ve savunma sistemi nasıl olacak dersek ilk önce Kur’an ve sahih sünnetle Allah’ı esmasından tanıyarak “AKIL” sistemimizi güçlü tutacağız. Akıl nimetini doğru kullanırsak nefis ve şeytan insana bile hizmet eder. Felak, nas, ayetel kürsi ve bir çok ayetle Allah’a sığınacağız.

Aşağılık küfürle onu alt edemeyiz. Besmelesiz hiç bir işimiz olmamalı. Kızgınlıkla hiç bir işi yapmamalı, acele etmemeli, acele edeceksen yavaş acele etmeli, dünyevi işle yavaş, ibadet ve hayır işlerde koşmalı, ani kararlar vermemeli ve düşünerek karar vermeli.

Geniş bilgi Kur’an’da mevcuttur. Resulullahın uygulamasında da mevcuttur. Tedbir bizden takdir Allah’tan.

Şimdide diğer düşman insan şeytanları tanıyalım: İnsan şeytanlar Çin şeytanlardan daha tehlikelidirler. Saptırmaları vesvese, medya gücü, silah gücü, iktidar gücü, kara para ve ekonomi gücü.

İnsan şeytanların günümüz dünyasında en büyük saptırma gücü medyadır. Yalan haberlerle Allah’sız bir hayatı insan nefsini okşayan süslemeleri ile insanları aldatırlar, bugünün küreselcileri gibi.

İnsan şeytanlar insanların haklarını gasp ederler, modayla aldatırlar, filimlerle kandırırlar, ekini ve nesli ifsad ederler, itaat etmezlerse öldürürler, hapsederler, işkence ederler, aç bırakırlar, ambargo uygularlar, devlet terörü uygularlar.

İşte bunlar dün şeytanın bile uzak durduğu kişilerdir.

Örnek: Suriye’nin Esat zalimi,  Rusya’nın Putin’i, çinin diktatörü, Amerikan yönetimi, mısırın Sisisi, terör devleti İsrail ve küresel zenginler vs.

Bunlar ve bunlar gibi olanlar insanlığın baş düşmanıdırlar. Kendileri azap dolu cehenneme sürülecek ve onlara tabi olanlarda cehennem ehli olacaklardır.

Bu insan şeytanlar bazen hoca, alim yani bel’am, kurumların başındakiler, ana ve baba, patron, lider olabilir. Bazen de Allah ile aldatırlar.

Kötülüğü kendine ilke edinmiş her insan, insan şeytan olmaya adaydır. İnsanları Allah’ın dosdoğru dinini yamulturlar Yahudi, Hristiyan, Budist, İslam’ın bidat ehli vs. gibi.

Kendilerinin doğru olduklarını söyleyerek insanları kandırırlar. Bu insan şeytanların malzemeleri bir hayli çoktur.

Bu insan şeytanlar sadece kendilerinin refah içinde yaşamayı düşünürler ve kötülükten beslenirler.

Şunu unutmamak lazımdır! Allah ile savaş edenler bir gün mutlaka kaybedeceklerdir. O gün yakın olsa gerek.

Bizim bunlarla mücadelemiz yine Kur’an’ladır.

“(Fakat evrensel uyarıcılık görevini sana verdik..) O halde, kâfirlere boyun eğme ve bununla (Kur’an ile) onlara karşı olanca gücünle büyük bir savaş ver!” (Furkan 52)

Bunlara itiraz edeceğiz, boyun eğmeyeceğiz, peşinden gittiğimize dikkat edeceğiz, dinimizi doğru kaynaktan öğreneceğiz ve muhakkak ki Müslüman olarak ölmemiz lazım.

Evet insanlığın üç düşmanını özetle anlatmaya çalıştım. Bu tehlikeleri görmemiz ve tedbir almamız yoksa! Sonsuz hayatımız heba olur ve bu mücrimlere komşu oluruz, Allah korusun. Rabbimizden duamız: düşmanı iyi tanımayı ve dostlarımızı iyi seçebilmeyi bizlere nasip et. Amin.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

65  +    =  73

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu