Ahlâk_Lesson-Detail

Bu Hafta “Türk-Kürt Kardeşliği ve Gereç Çözüm” Konusunu İşledik.

Bu Haftaki Pazar Dersimizde Ahmed Kalkan Hocayla “Türk-Kürt Kardeşliği ve Gerçek Çözüm” Konusunu İşledik.

Konuşmasına, Kutlu Doğum kutlamalarını gündeme getirerek başlayan Kalkan şunları söyledi; Diyanetin organize ettiği kutlamaların hükümet tarafından da desteklenerek mevcut hükümetin bundan nemalandığını ifade ettikten sonra, sözlerini şu şekilde sürdürdü; Bu kutlamaların hemen akabinde 23 Nisan kutlamalarına geçildiğini, bir hafta peygamberi anan bu toplumun, bir yıl boyunca başka kahramanlarını andıklarını, diyanetin 23 Nisan dolayısıyla hutbelerde bu konuyu gündeme getirdiğini, okullarda çocuklara camide ise çocuk yerine konulan cami cemaatine bu konu anlatılarak benimsetilmeye çalışmaktadır dedi.

Cumhuriyet kurulurken kurucu kadroların, Osmanlıdan devraldıkları farklı etnik kimlikleri reddederek, Türk kimliğini tek ölçü almaları ve bu yaklaşımlarını Kürt kimliğine dayattıkları gibi Müslümanlara da dayattıklarını ifade etti.

Cumhuriyet döneminde Kürt kimliğine karşı yapılan baskıları da gündeme getiren Kalkan, uzun yıllar boyunca Müslümanlar da  dahil olmak üzere insanların, doğunun problemlerini görmezlikten geldiklerini ifade etti.

Batı dünyası tarafından Ortadoğuda ki, Müslüman halklara model olarak gösterilen Türkiye’nin, baş ağrıları olarak değerlendirebileceğimiz, Askerle diğer kurumlar arasındaki hakimiyet yarışının ortadan kaldırılması gerekmekte idi. Çünkü cumhuriyet döneminin hemen hemen her döneminde devlet çift başlı olarak yönetilmekte idi ve bu başlardan en önemli olanı her zaman asker olmuştur diyerek sözlerini şu şekilde sürdürdü; Dünyada da başka çift başlı olarak yönetilen başka bir ülke  bulunmamaktadır dedi.

Devletin Ilımlı, sağcı, muhafazakar ve devlet talebi olmayan bir İslam anlayışına sahip olan, Gülen hareketinin önünü açmak için askerin devre dışı bırakıldığını ifade etti.

Yine Türkiye’nin ortadoğuya model olarak sunulmasının önündeki engellerden bir tanesinin de, Kürt meselesi olduğunu ve bu meselenin de çözülmesi gerektiğini söyledi.

Mevcut hükümetin popüler politikaları halk tarafından kabul görmekle beraber, Kürt meselesinin çözülememesi ve hala insanların ölmeleri mevcut hükümetin bir zaafı olarak kabul edildiği ve bu meseleyi çözmenin mevcut hükümetin başarısı için elzem olduğundan hükümetin bu meseleyi çözmek zorunda kaldığını ifade etti.

Akil adamlar konusunu da değinen Kalkan, şunları söyledi; Akil kavramının Arapça da “Yiyiciler” manasına geldiğini, oysa doğru olanın “Âkıl” şeklinde olması gerektiğini ifade ederek sözlerini şu şekilde sürdürdü;  Akil adamlar olarak belirlenen kimselerin istisnalar dışında Akp’nin politikalarını benimseyen isimler olduğunu söyledi.

Son olarak Kalkan, Müslümanların konuya nasıl bakmaları gerektiğini de şu şekilde ifade etti; Yaşanan barış sürecinin tabii ki olumlu yönlerinin olduğunu ve Müslümanlar olarak bizlerin bu olumlu yönlerin eksikte olsa  kabul etmemiz gerektiğini ifade ettikten sonra, sözlerini şu şekilde tamamladı; Bu sürecin eksik bir süreç olduğunu,  bu süreçten sonra Kürt halkına başka bir zulüm yapılmayacağını iddia etmenin mümkün olmadığını, gerçek manada kardeşçe ve zulüm den uzak bir hayatın ancak Allah’ın indirdiğiyle hükmedilen bir devlette olacağını, mevcut durumda bunların mümkün olmadığını ifade ederek sözlerini tamamladı.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu