_Lesson-Detail

BELED SÜRESİNİN 1-9 AYETLERİNDEN SATIR BAŞLARI

Nüzül Sırasına Göre Tefsir Dersimizde Ahmed KALKAN Hocayla, bu hafta Beled Süresinin 1-9 ayetlerini işledik. 

                

  •  Mekke’de inzal olan süre 20 ayetten oluşmaktadır.

1-Hayır; bu şehre yemin ederim,

  • Süre insanların inanç ve amallerine bir kırmızı kalem çekerek başlıyor.
  • Peygamber efendimizin yaşadığı, vahyin indiği mescidi haramın olduğu beldeye yemin ederek başlıyor.
  • Ayetten bu belde, veya bütün beldeler, yani bütün ülkeler kast ediliyor olabilir.
  • Doğduğumuz ülkenin bizim ülkemiz olması gibi bir zorunluluk yoktur. Kişi kendi beldesini seçmekte özgürdür. Bütün arz Allah’ındır, bunun için bir tercihimizi Allah için yapmalıyız.
  • Allah’ın yaratması hasebiyle kutsal yer yoktur. Rusya ile Türkiye arasında bir toprak parçası olması yönüyle bir üstünlük yoktur.
  • İnsanın sonradan kazandığı değerler, iman ve hidayet gibi, insana yaşayacağı beldeyi tercih hakkı verir.
  • Müslüman’ın beldesi, Allah’ın dininin yaşandığı, kanunlarının uygulandığı beldedir.
  • Sürenin indiği zamanda Allah’ın dininin yaşandığı belde yoktu, bunun mücadelesinin verildiği bir belde vardı.

2-Ki sen, bu şehirde oturmakta iken,

  • Bu ayet bu beldenin Mekke olduğunun bir kanıtıdır.
  • Kur’an’ın yenin ettiği başka beldelerde vardır, Tur-i Sina dağı gibi.
  • Bizim dikkatlerimizi bu yenin edilen yerlere çekmek için yenin edilir ki, bu beldeler bozuk olursa, diğer beldelerde bozuk olur, denmek içindir.
  • Yemin edilen bu belde, ümmetin toplanma ve bilinçlenme yerleridir.
  • Yine bu beldenin insanin sınıfsal değerlerden tamamen soyutlanmayı öğrettiği bir fonksiyonu vardır.
  • Bu ayet bu beldenin özellikle Hac’da insana kazandırdıklarını sen ne kadar kendi beldene taşıyorsun veya bu beldeler bu kazanımlara sahip değilse sen bu beldelerin bu kazanımları elde etmesi için ne tür gayretler ortaya koyuyorsun, ifadesi gizlidir.
  • Yine bu ayet Mekke’nin feth edileceğine ve feth edildiğinde kısa bir sürede olsa buranın haramlığının kardırılacağına bir işaret içerir.

3-Babaya ve doğan çocuğa da.

  • Bu ayetten Hz Adem ve çocuklarına, Hz İbrahim ve İsmail’e, Hz İbrahim ve Hz Muhammed’e, Doğan ve doğuran insanlara yenin ediliyor.
  • Doğan ve doğurana yemin edilerek bizim dikkatimizi hayatın meşakkatlerine çekilmektedir.
  • Yeminler, yenin edilen nesnelere önemine dikkatleri çekiyor.
  • Bir bitkinin, hayvanın ve çocuğun oluşum aşamasına dikkatlerimizi çekiyor.
  • İslam’i hareketin seyrinde de benzerlikler olduğumuza dikkatleri çekiyor. Fetih süresinin son ayeti buna  bir örnektir.
  • İslam’i hareket iç donanımı sağlaması için, içe yönelerek bireylere donanım kazandırdıktan sonra, dışa yönelmesi gerektiği ifade edilmektedir.

4-  Andolsun, biz insanı bir zorluk içinde yarattık.

  • İnsanın yaşamındaki meşakkatlere dikkatimizi çekiyor.
  • Dünyaya gelen insanin çektiği meşakkatlerle, diğer çanlıların çektiği meşakkatler aynı değildir.
  • Zorluklarla imtihan olmayan hiçbir insan yoktur.
  • Dünyada sıkıntısız bir hayat yoktur, sıkıntısız hayat ancak cennettedir.
  • Zengin bir insanın zenginliğini korumak için çektiği sıkıntı ve meşakkatler.
  • Meşakkatlere, Mü’min ve Kafirin verdiği tepkiler farklıdır.
  • Dünyevi sıkıntılar Mü’minin olgunluğunu artırır.
  • “Biz insanı meşakkatli bir hayat için yarattık”
  • Meşakkatli bir dünya hayatında rahatlığı aramak beyhudedir.
  • Peygamberler meşakkatlerin en büyüğünü çekmişlerdir.
  • Kafirler imtihanı ta başından kaybetmişlerdir. Mü’min ise karşılaştığı imtihanı kazandığı halde daha büyük bir imtihana tabi tutulur.
  • Mutluluk rahatta değil, Allah ile olan irtibattadır.
  • Asr-ı Saadette insanlara işkence, açlık, savaş gibi imtihanlar saadeti yaşatıyordu.
  • Beş yıldızlı otellere, deniz kenarına, tatile giden bir sahabe ben bilmiyorum.
  • Ashabın büyük bir kısmı, Mekke ve Medine’nin dışında İslam davetini ulaştırmak için vefat etmişlerdir.
  • Dünyevi rahatların büyük bir kısmı, daha sonra zahmete dönüşür. Lezzetli bir yemeği yemenin rahatı kısa bir zaman sonra kaybolup bir zahmeti gerektirir.

5-O, hiç kimsenin kendisine asla güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?

  • Her şeyde bir ölçü olduğu halde, insan nasıl kadiri mutlak sınırsız bir güce sahip olan yaratıcıyı kabul etmez.

6-O: Yığınla mal tüketip yok ettim diyor.

  • Mekkeli müşrikler İslam davasının kökünü kesmek için harcadıkları mallar. Ümmü Cemil’in dillere destan gerdanlığı, örnek verile bilir.
  • Bu ayet aynı zamanda İslam için yaptığı infakları riya karıştırarak yok eden kimsenin durumunu da ifade ediyor.
  • İnsan yaptığı harcamaların hesabını soracak birisinin olmadığını mı zanneder.
  • Murakabe bilincimizin azalması ve beraberinde Allah’tan başkasının murakabesini daha önemli görmemizi sağladı.
  • Hapisten korktuğumuz kadar, cehennemden korkmuyoruz. Mobese’den koktuğumuz kadar meleklerin gözetlemesinden korkmuyoruz.

7-Kendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor?

  • Allah insana baş gözüyle beraber kalp gözü de verilmiştir. Diğer canlılara basiret gözü verilmemiştir.

8-Biz ona iki göz vermedik mi?

  •  Görme kabiliyetimiz bizim kazanımımız değildir. Allah’ın bir bize verdiği nimetidir.
  • İnsan baş gözleri olmada da görebilmektedir. Görme özürlülerin hissetmesi ve insanın gece rüyada bir takım şeyleri görmesi gibi.
  • Allah’ın bize verdiği bu gözlerimizi kaç paraya satarız?

9- Bir dil ve iki dudak?

  • Lisan, hem dil manasına gelir, hem de dilin işlevi olan konuşma manasına gelir. Kaç lisan biliyorsun sorusu bunun bir örneğidir.
  • Hayvanların bazılarında insanın dilinden daha büyük bir dil olduğu halde konuşamamaktadırlar. Eski filozofların insanı “insan konuşan bir hayvan” olarak tanımlamaları doğru değildir. İnsanı hayvanlardan ayıran tek özellik konuşma özeliği değildir.
  • Müslüman’lar olarak bizler Allah’ın verdiği göz ve lisan nimetini nasıl amacına uygun kullanabilirizin derdinde olmalıyız.
  • Kulakların kapakları yok sözü dinleyelim diye, ama dilin dudak dediğimiz kapakları var her sözü söylemeyelim diye.
  • Dilin amacına uygun olarak Kullanılmamasının getirisi olarak kavgalar, savaşlar bv. durumlar meydana gelmektedir.
  • Dille söylenen bir elfaz-ı Küfür sözü yaptıklarımızın bütününü boşa götürecek bir özelliği vardır.
  • Hz Peygamberin “ Siz iki organınıza garanti verin, bende size cenneti garanti edeyim, bu organlar, dil ile iki bacak arasıdır.” diyerek buna vurgu yapmıştır.
  • “Söz ola kese savaşı, Söz ola kestire başı, Söz ola bal ile yağ ede ağılı aşı.”
  • Bütün bu ayetler mutlak bir yaratıcının var olduğunun bilincinde olmamız ve yaratıcının verdiği bu nimetleri, yaratılış amacına uygun olarak kullanmamız gerektiğini hatırlatmaktadır.

                                                                                Asım     ŞENSALTIK

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu