Konferanslar_Activity-Detail

Suriye’den Yükselen Sessiz Çığlıklar Konferansı Yapıldı.

Kalemder’in organize ettiği Suriye’den Yükselen Sessiz Çığlıklar Konferansı Yapıldı.

Kalemder dernek binasında gerçekleştirilen Konferansa ilgi yoğundu. Asım Şensaltık’ın Kalemder adına katılımcılara hoş geldin demesi ve sunumunu yapması için Suriye Alimler Birliği Üyesi Eymen Şabani’yi kürsüye çağırması ile program başladı.

Eymen Şabani, Sunumuna “Hoşunuza gitmediği halde savaş size farz kılındı. Sizin için daha hayırlı olduğu halde bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için daha kötü olduğu halde bir şeyi sevmeniz de mümkündür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Bakara, 216) ayetini paylaşarak başladı.

Daha sonra, İslam düşmanlarının Müslümanları yenmek için Müslümanlar arasındaki birliği bozarak onları ilk önce yalnızlaştırıp ve sonrada teker teker onlarla mücadeleye girişerek yenilgiye uğrattılar. Irak’da daha sonra Afganistan ve şimdide Suriye bu açı tablonun bir göstergesi olduğunu söyledi.

Suriye direnişinin 6 ay kadar silaha başvurmadığını söyleyen Şabani, “Cuma namazı çıkışlarında sadece rejimin değişmesi için gösteri yapan gençlerin üzerine ateş açarak onlarcasını katlettikten sonra silah kullanmak zorunda kaldık. Bu süreçte dünyanın hiçbir tarafından Esad rejiminin yaptığı katliamlara ses çıkartan olmadı, hayvan hakları için bir araya gelen insanların Suriye’de rejim tarafından katledilen insanlar için kıllarını birle kıpırdatmadılar” dedi.

İslam düşmanları, Suriye’de bir İslam Devletinin kurulmasını istemedikleri için Suriye’de rejim tarafından yapılan katliamlara sessiz kalıyorlar dedi.

Yine, “Bizler savaşı hoş karşılamadığımız halde savaşın bizim hakkımızda hayırlı olduğuna şahit olmaktayız dedi ve sözlerine şu şekilde devam etti; Bizler elli yıldır Suriye’de cihat kavramını ağzımıza bile alamazken şimdi cihadı uyguluyoruz, bu savaşın bize kazandırdığı bir hayırdır” dedi.

Suriye’de yüz binlerce insanın şehit olduğunu, gelecekleri ve milyonların yaşaması için bu gereklidir ve biz gelecek nesillerimiz için savaşıyoruz dedi.

Yine, Suriye’de mücadele eden mücahit grupların moral ve açlık sıkıntısı çekmediklerini bu sıkıntıların halkın çok ciddi boyutlarda çektiğini, özellikle muhasaranın bulunduğu yerlerde ancak rejimin izin verdiği yiyecek ve giyecek maddelerinin girdiğini, buralarda fiyatların yüzde iki yüz attığını söyledi.

Muhaliflerin Esad rejimi ile uzlaştı gibi haberlerin doğruyu yansıtmadığını, bunu rejim insanların direncini kırmak için medyada gündeme getiriyor, rejim ile uzlaşan insanların yüzde biri geçmediğini söyledi.

Suriye’de muhalif İslami guruplar arasında meydana gelen olaylara da değinen Şabani, şunları söyledi; “Son dönemde ortaya çıkan Irak Şam İslam Devleti (İşid)’in mücahitler tarafından kurtarılmış bölgelere el koyarak buralarda İslam devleti kurmak istediğini, bundan dolayı kendilerine karşı çıkan Müslümanları mürted olarak görerek onların kanlarını helal görüp kendileri ile savaşması üzerine başladı” dedi.

Yine, İşid’in rejim tarafından desteklendiğini, ve bu gurubun bütün elemanları dışarıdan Suriye’ye gelen kimselerden oluştuğunu söyledi, ve konuşmasına şu şekilde devam etti; Şu an İşid’in yaptıkları olaylardan dolayı İslami mücadelenin karalanmak istendiğini” söyledi.

İşid’in, İslam devleti kurmak için değil İslami mücadeleyi sekteye uğratmak için geldiğini ifade etti.

Şabani, “Yıllarca gerek okullarda, gerekse de rejimin hazırlattığı kitaplarda Türklerin bizim düşmanlarımız olduğunu öğrettiğini ama şimdi bunların doğruyu yansıtmadığını gördük” dedi.

Şabani, daha sonra, “Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki esirgenesiniz.” (Hucurat,10) ayetini dinleyiciler ile paylaşarak şunları söyledi; “Bir Müslümanın dünyanın herhangi bir tarafında zulüm gören kardeşleri için dua etmeli ve destek olmalıdır. Çünkü dinimiz bizi kardeş kılmıştır, ama biz bu şuuru kaybettik” dedi.

Şabani, daha sonra, “Nihayet Karınca vâdisine geldikleri zaman, bir karınca: Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin; Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin! dedi.” (Neml, 18 ) ayetini hatırlatarak şunları söyledi; Karıncanın ifadesinden de anladığımız gibi karınca kardeşlerinin ezilmemesini istediği için onlara “…Yuvalarınıza gerin diyor…” Ama insanların bu şuurdan yoksun olduklarını oysa Arabıyla, Türküyle, Kürdüyle biz Müslümanız dedi.

Programın son bölümünde Suriye’de yaşanan zulümler ile alakalı resimlerde katılımcılara gösterildi. Başta katliam olma üzere rejim tarafından uygulanan camilerin bombalanması, Mushafların yakılması, şehirlerin tahrip edilmesi ile alakalı resimler gösterildi.

Son olarak sorulan sorulara cevaplar verildi ve yapılan dua ile program sona erdi. 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu