Cuma HutbeleriVideolar_Activity-Detail

Cuma Hutbesi: Böyle Dine! Böyle Kutsal! İbadet

Böyle Dine! Böyle Kutsal! İbadet – Ahmed Kalkan from Kalem Der on Vimeo.

Ahmed Kalkan Hoca bu hafta Cuma Hutbesinde yaklaşmakta olan yıl başı ve Noel kutlamalarını gündeme taşıdı.

Hutbenin Tam Metni Aşağıdaki İstifadenize Sunuyoruz:

Müslüman Olan Noel’e Özenmez      

Noel nedir?

Noel, (müslümanların değil;) Hıristiyanların kutsal kabul ettikleri gün. Onların Hz. İsa’nın doğduğuna inandıkları, daha doğrusu öyle varsaydıkları zaman. Aslında İsa aleyhisselâm’ın ne zaman doğduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte, onun 31 Aralık – 1 Ocak gecesi doğmadığı kesindir. Katoliklere göre 25 Aralık’ta, Ortodoksların çoğuna göre 4 Ocak’ta, bazılarına göre milattan (resmen kendi doğum tarihinden) iki yıl önce, bazılarına göre 3 yıl sonra… 31 Aralık ve 1 Ocak putperest paganların bayram günü. Hıristiyanlıkla putperestliğin uzlaşması, paganların kutsal gününü bu muharref dinin kabul etmesiyle de ortaya çıkıyor.

Noel’e Hz. İsa’nın doğum günü deniliyor. İslamiyet bu konuya nasıl bakıyor?

Evet, doğum tarihi kesin şekilde bilinmemesine rağmen noelin Hz. İsa’nın doğum günü olarak yüzlerce seneden beri kutlana geldiği bir vâkıa. “İslâm bu konuya nasıl mı bakıyor?” İslâm anlayışına göre İsa (a.s.) bir kul ve rasûl. Noelde ve milat denilen (miladî takvime göre) sıfır yılında doğan kimse, Hıristiyanlara göre bir tanrı. Evet, onlar tanrılarının doğum gününü kutluyorlar noel denilen günlerde. Problemin özü ve İslâm’ın temel itirazı burada odaklanır. Daha önce yaşamamış, sonra bir anneden doğmuş olan ve haç’a gerilip öldürülen, birkaç yahûdinin ve Roma despotizminin elinden kendi canını kurtaramayan tanrı(!) Evet, evet! Başkalarının günahını kendi canıyla ödemek zorunda kalan, doğan ve ölen âciz tanrı… Kapitalizm adlı çağdaş Batı haçına asıp öldürdükleri ve günlük hayatta (bireysel, ekonomik, sosyal, siyasal ve esas olarak tevhidî yönüyle) yok ettikleri tanrılarının doğum günü. Hıristiyanlar açısından çok önemli sayılabilir tanrılarının doğum zamanı. Müslümanlar ise Allah’tan başka ilâh/tanrı kabul etmezler ve ilâh olarak inanılan birinin doğmasını, ölmesini kabullenmezler ki, böyle uyduruk bir tanrının doğum gününü kutlasınlar. “De ki; O Allah birdir. Allah sameddir, hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. O baba da değildir, oğul da. O’nun hiçbir dengi yoktur.” (112/İhlâs, 1-4). “Allah’ın bir evlât edinmesi, olur şey değildir. O, bundan münezzehtir. Bir işe hükmettiği zaman, ona sadece ‘ol!’ der ve hemen o oluverir. (İsa, yine şöyle dedi:) ‘Muhakkak ki Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyle ise O’na kulluk ve ibadet edin. İşte, sırât-ı müstakîm/dosdoğru yol budur.” (19/Meryem, 35-36)

Müslüman’ın Noel’e ve bunun uzantısı olan yılbaşına tavrı nasıl olmalıdır?

Allah’ın râzı olduğu tek din olan İslâm; tamamlanmış, eksiksiz hak dindir (5/Mâide, 3). Müslümanın da her şeyi orijinaldir. Başka din ve ideolojilerden bir şey alma gereği duymaz. Bağlılarına başka din mensuplarına benzemeyi yasaklar. Müslümanlar, muharref ve bâtıl din mensuplarını taklit basitliğine tenezzül etmez. İslâm’ın her şeyi kendine hastır. Müslümanların takvimi ve takvim başı da çok farklıdır. İslâm anlayışına göre zamanın dönüm noktası, tarihin kırılma anları olan ve her biri “hicret”le ilgili farklı çağ tasnifi sözkonusudur. Hz. Âdem’in Cennetten dünyaya hicretiyle başlayan “kurûn-ı ûlâ” (ilk çağ), Hz. Mûsâ’nın Mısır’dan hicretine kadar sürmüş, bu önemli hicretle “kurûn-ı vustâ” (orta çağ) başlayıp tarihin görüp göreceği o en muhteşem Peygamber şehrine hicrete kadar sürmüştür. Medine’ye hicretle başlayıp insanoğlunun topyekün ahrete hicret edeceği kıyâmete kadar sürecek çağın adı da, “kurûn-ı uhrâ” yani son çağ, âhir zaman olmuştur. İşte tarihin son dilimi, Medine’ye hicretle başlar. Ve bu tarih, müslümanların takvim başı, 1 Muharrem de onların yılbaşısıdır.

Bilinçsiz müslümanlar öyle zihnî işgallere uğradı ki, hıristiyan Batının tanrılaştırdığı zâtın uydurma doğum gününü, bundan daha fecîsi büyük tâğutların önemli günlerini bildiği ve önemsediği kadar, “benim peygamberim” dediği zâtı (Muhammed (s.a.s.)’i, onun doğum gününü, hicretini, mücadelesini, dâvâsını bilmiyor. Tabii, bilmediği zâtı örnek alması da elbette mümkün olmuyor. Unutmayalım ki, her toplum kendi önderleriyle ve o önderleri arkasında haşrolacaktır.

Bazı bilinçsiz Müslümanların bunu kutlamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bilinçsiz müslümanlar ne yapmıyorlar, ne haltlar işlemiyorlar ki, böyle bir cinayeti işlemesinler… Yüce Kur’an  “Hıristiyan ve Yahûdileri dost edinmeyin” mi buyuruyor; Yüce Rasûl “Bizden başkasına (bâtıl ve muharref din mensuplarına) benzeyen Bizden değildir” mi diyor; ne gam! İmam-ı Mübîn’i ve takvâ önderini bırakıp küfür önderlerini rehber edinenlerin burnu leşten kurtulur mu hiç? Batılılar (Hıristiyan ve Yahûdiler) keler deliğine girse, işte “moda, imaj, çağdaşlık, ilericilik, modern yaşam” deyip o deliğe dalıp yüz defa ısırılma pahasına o zehirli hayvanlarla birlikteliğe adaydır bilinçsiz insanımız. Öyleyse bilinçli müslümanlara çok iş düşüyor.

Medya tarafından Yılbaşı tüketim çılgınlığı haline dönüştürülüyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Çağ; kandırma, aldatma ve sömürü çağı; modern câhiliyye asrı. Her şey, tüketmeye ve tükenmeye âlet edilmiş. Kendi kutsallarını bile kapitalizme kurban etmekten çekinmeyen Batı, sömürünün yağlı urganını tüm dünyanın boynuna geçirmek için tanrısını da oltasına yem olarak kullanmaktan sadistçe zevk alıyor.

Batının yerli uşakları ve gönüllü fedaileri durumundaki Truva atı, devşirme casuslarının, yani görsel ve yazılı basının misyonu belli: İslâmî değerlere sövmek, Batılı bâtıl değer(sizlik)leri övmek. Çam devirmeyi iyi becerir medya. Allah için kurbanlık hayvanlara hayvancıl merhamet gösterisinde bulunurken hindileri noel kurbanı yapmanın misyonerliğine soyunmaktan çekinmez. Cübbeli ve sakallı âlim kıyafeti görmeye tahammül edemeyen “irtica” düşmanları, kıpkızıl papaz giysisiyle babaları Noel’e hayranlıklarını ve kurbanlarını sunuyorlar. Tüm bunlar kapitalizm dininin âyinleri aslında. Medya ve İslâm dışı düzenler de âyinleri yöneten papaz rolünü üstleniyor.

Yılbaşı gününde milli piyango bileti almak ne kadar doğrudur?

Kur’an “millet” kelimesine “din” anlamı verir. “Millî” de “dinî” demektir Kur’an kavramı olarak. “Millî Piyango” “dinî piyango, dinî kumar” demektir. Çok yanlış bir kullanım mı dersiniz? Bence hayır! Çok doğru bir ifadedir millî, yani dinî piyango. Kapitalizm de bir dindir (bâtıl/uydurma din), düzenin dinlerinden biri… Bu dinin de “zekât”a alternatif bir âyini olmalı diye düşünmüşler ve “dinî kumar” çıkmış ortaya. Böyle dine, böyle ibâdet… Ali’nin parası Veli’ye gidiyor sanılsa da aslında, bu kumar parasında aslan (sırtlan mı demeliyim) payı düzenin. Kapitalist düzene de millî kumarbazlık iyi yakışıyor doğrusu. Kriz ortamında 70 milyonluk ülkede 50 milyondan fazla piyango bileti satılıyorsa, gerisini siz düşünün.

Böyle kutsal(!) bir günde, böyle kutsal(!) bir kumar, tüm gerçek kutsallara savaş açan Batı ve bâtıl düzenler için muska ve madalya görevini yapıyor. Halkın umurunda bile değil haramlar, “para gelsin de nereden nasıl gelirse gelsin” duâsı (daha doğrusu, bedduâsı) olmuş garibanın. “Milli Piyangonun haram olduğunu bile bilmeyen müslümanlar var” deniliyorsa, iki kere “eyvah!” demek düşüyor bize ve iki misli gayret…

Bir Müslüman türlü rezilliklerin yaşandığı yılbaşı gecesini nasıl değerlendirmelidir?

Müslümanın yılbaşısı değildir elbette 31 Aralık, 1 Ocak. O kutlayacaksa Muharrem ayının girişini kutlar. Kutlar, yani bir yıl daha yaşadığı için Rabbine şükreder. Rabbinin verdiği zaman ve ömür nimetleri haramlarla O’na isyan ederek mi kutlanır ve bir yılın geçip yeni bir yılın girişi?

1 Ocak, Mekke fethinin yıldönümüdür. Müslüman, Kur’an’da Nasr sûresinde özel olarak bahsedilen bu olayı İstanbul’un fethinden daha görkemli, daha ibâdet bilinciyle kutlar. İsyan ederek değil; şükrederek. Mekke’yi yeniden fethetmek için küçük Mekkelerini fethetmek önceliğini ve sorumluluğunu kuşanarak…

Mekke’mizin, Mekkelerimizin yeniden fethini müslümanca kutlayamamanın ıstırabını yaşayan ve bu zaferlere aday, cihad ve tevhid eri gençliğe selâm olsun!

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu