Ramazan Hilali – Bayram ve Kefaret Orucu
SORU 1: Bu, Ramazan hilal normalde duyurulan günden bir gün önce görüldü malumunuz. Ve bizler de Ramazan orucumuza bir gün önce başladık.
Peki şimdi Ramazan bayramı da bir gün önceye mi gelmiş oluyor. Yani bayramı da bir gün önce mi kutlamalıyız. Malum bayramda oruç tutmak haram ve eğer biz son günü bayramda tutuyor olur muyuz, bu bir günlük erken gelmeden dolayı ?
SORU 2: Kefaret orucu tutmak istiyorum ancak gün sayısı ile ilgili sürekli farklı açıklamalar duyuyorum kafam karıştı. Bazıları 60 gün artı bir günde bozulan orucun kazası ile 61 gündür diyorlar. Bazıları da eğer ayın başında başlıyorsan oruca tam tamına 2 ay tutarsan olur diyorlar. Örneğin; ilk ay 29 çekiyor, ikincisi de 30 çekiyorsa toplamda 59 gün oluyor, 60 olmuyor. Bu şekilde tutmak doğru mu bunun doğrusu nedir acaba?
CEVAP 1: Aslında burada “bir gün erken başladık mı?” gibi bir durum yok. Siz doğru olanı yaptınız inşaAllah. Çünkü ölçü bellidir; Hilal görülünce ay başlar. Biz de hilali görünce “bugün Ramazan’ın birinci günüdür” deyip oruca başlarız. Bu, Resulullah’ın (sav) açık talimatıdır. O da “Hilali görünce oruç tutun, hilali görünce bayram edin” buyurmuştur.
Dolayısıyla siz Ramazan’a bir gün erken başlamadınız, tam vaktinde başladınız. İnsanların ilan ettiği takvimden farklı olması sizi yanıltmasın. Esas olan hilaldir.
Sizin durumunuzda olan şu: Ramazan’a hilale göre başladınız, 29 gün oruç tuttunuz. Sonra Şevval hilali çarşamba akşamı görüldü. Bu da şu anlama gelir: Ramazan ayı 29 gün sürdü. Ertesi gün, yani perşembe günü de bayram oldu. Siz de perşembe günü bayram ettiniz. Bu tamamen doğru ve sünnete uygundur inşaAllah.
Burada akla gelen şu endişe yersizdir: “Acaba biz bayram günü oruç mu tuttuk?” Hayır. Çünkü siz Ramazan’ı hilale göre tamamladınız. Ay ya 29 çeker ya 30 çeker. Bu sene 29 çekti. Siz de buna göre hareket ettiniz. Oruçlarınız da, bayramınız da yerli yerindedir. Allah (cc) kabul buyursun.
CEVAP 2 : Kefaret orucu meselesinde karışıklık genelde “60 gün mü, 2 ay mı?” noktasında oluyor. Kur’ân-ı Kerim’de farklı bir durum için hüküm açıkça “iki ay peş peşe oruç tutmak” şeklinde geçer. (58/Mücâdele-4) Burada ifade edilen şey aslında sayısal olarak 60 gün değil, kameri takvime göre iki aydır.
Eğer kişi oruca ayın başında, yani hilalle birlikte başlarsa, o zaman iki ayı tamamlaması yeterlidir. Bu iki ay bazen 29+30 olur, yani toplam 59 gün tutmuş olabilir. Bu geçerlidir ve kefaret yerine gelmiş olur.
Ama eğer ayın ortasında başlarsa, o zaman ay hesabı yapılamadığı için 60 gün peş peşe tutması gerekir. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli şey de kesintisizliktir. Araya mazeretsiz bir gün girerse baştan başlanır. (Hastalık yada kadınların ay hali gibi vs. mazerettir)
Özetle; ay başından başlanırsa iki kameri ay yeterlidir, ortasından başlanırsa 60 gün sayılarak tutulur. İkisi farklı şeyler gibi görünse de aslında aynı hükmün iki farklı uygulanışıdır.